
Toplumsal cinsiyet eşitliğine giden yol hiçbir zaman doğrusal olmadı. Son yıllarda kadınların eğitime erişiminin artması, yasal hakların güçlenmesi ve kamusal alandaki temsillerinin yükselmesi önemli kazanımlar sağladı. Ancak bugün dünyanın birçok yerinde kadın haklarına yönelik geri tepme eğilimleri de gözleniyor. Bu durum, eşitlik mücadelesinin hâlâ kırılgan olduğunu gösteriyor.
Sürdürülebilir kalkınma politikalarının başarılı olabilmesi için toplumsal cinsiyet eşitliğinin ve sosyal adaletin merkezde yer alması gerekiyor. Çünkü kadınların karşılaştığı birçok engel yapısal nitelikte ve bu engeller; kaynaklara erişimi, fırsatları ve karar alma süreçlerine katılımı sınırlıyor.
SURKAM olarak sürdürülebilir kalkınmayı yalnızca çevresel dönüşüm değil, aynı zamanda kapsayıcı ve adil bir toplumsal dönüşüm olarak ele alıyoruz. İklim eylemi, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir ticaret alanlarında yürütülen çalışmaların kadınlar başta olmak üzere toplumun tüm kesimleri için eşit fayda üretmesi gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü sürdürülebilir bir gelecek, ancak kimseyi geride bırakmayan bir dönüşümle mümkün. Kadınların bilgi, liderlik ve üretim gücü bu dönüşümün en önemli itici güçlerinden biridir.